top of page
Logo2_edited.jpg

GÜZEL İNSAN KILAVUZU -6-

  • Yazarın fotoğrafı: Siboş Bilir
    Siboş Bilir
  • 6 Ara 2025
  • 2 dakikada okunur

Bu dünyaya hayatlanmak, bir ‘olma biçimi’dir.


Mesele bir ‘uyanış’ meselesi olup ‘mutluluk’ bir yenilenme keyfi olarak yorumlanabilir.


Milenyum trendlerinden biri ‘UYKUDASIN UYAN!’ ikazı. Bu uyarıyı hatırlatanların uyanabilmiş olup olmadığı da ölçülemiyor maalesef. Metaforik anlatılarda kullanılan alegoriler, varlık farkındalığına ulaşmış zihinler için anlamlı aymalar sağlar kanaatindeyim.


‘Uykuda olmak’ ile işaret edilen algısal ve/veya duyusal körlüğe işaret edilirken ben ‘AYMA’ ifadesini daha bir yakışır buldum doğrusu. Söz konusu ‘ayma hatırlatmaları’, içeriğinde insanı zayıf, kusurlu, algısı bozuk, düşünemez biriymişçesine söylem etkileri bulundurmamalı diyorum. Gerçi sert ve korkuya taşıyan meselelere rağbet daha fazla lakin bu durumda ‘aymaz’lığın göstergesi değil midir?


‘Güzel İnsan’ olmayı hedefleyenler hala var mı bilemiyorum, malum genel etkileşimin ürünlerini izleyebiliyoruz sadece… Ben varsa diye yazmayı seçenlerdenim. Eğer bunu yapmazsam ‘yaşamaklık mesaimde’ kendimi işe yaramaz hissederim. Buralardan göçerken de bu tatsız hissiyatı bineğim olarak kullanma olasılığı hiç hoşuma gitmiyor; niyeyse artık!..


Belki de erdemli, hatırnaz, onurşah, vefakâr, koskoca gönüllü insanlar tanıdığım içindir. Hala onlardan bir iz arıyor olabilirim. Amma çoookkk güzeldi, birlikte güzeldik işte…


O vakitlerde ‘uykuda’ değilmiydik sanki; hatta daha bir içten, kendiliğince ve tutarlılığı yüksek anlaşmazlıklar yaşardık 😉


‘ESKİDEN’ ne yürek yakan bir kelime. ‘Yeni’nin hiçbir vakit tadamayacağı bir gizem saklamakta. Tam da böylesi ruh hallerinde hem incesinden hem derininden bir soru fırlıyor içremden. İnsanın ‘uyanmış’ı nasıl olurdu acaba? Ne yer ne içer; nasıl düşünür ve konuşur, henüz bilinemeyen neyi bilirdi? Ve herkes ‘uyanmış’ olsa hayat sahasında olaylar ne yönde değişirdi?


Hiç kavga edilmez miydi mesela ya da atmosferin kokusunu yenileyen ‘hoşgörürlük’ esintilerine mi maruz kalırdık? Belki de cenneti dünyamıza taşırdık, kimbilir…


Kendi ‘güzel’liğinden emin ve kani olan her insan, ‘o an’ da ‘onu’ var hissettiren her ‘olay’ taşıyıcıya şefkat ve hürmetle göğüs açar ve ‘aymış olmanın’ yakışırını eyler, bana öyle geliyor…


İstemeden bulmuyor seni GÜZELLİK; istemeli misin bilmiyorum ancak isteyenlere nasip olur inşallah diyorum. Yazabiliyor oluşuma şükürlerle…


Bu ‘yazım’ yoluyla ‘yayım’ yapılan sayfaların, sen okuyucunun ‘gönül gözü’ne değip ‘gönül dili’ni keşfetmeni kolaylaştırmasını diliyorum. Akıl dilini çözebilen, gönül dilini hatırlamaya başlayacaktır.


GEL İSTERSEN…

Sürecek…

 
 
 

Yorumlar


bottom of page